AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Kul hakkı nedir?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ByDanqer
Super Mod.
Super Mod.
avatar

Cinsiyet : Erkek
Mesaj Sayısı : 158
Kayıt tarihi : 02/03/10
Yaş : 30
Nerden : HareketForum.Nett

MesajKonu: Kul hakkı nedir?   C.tesi Mart 06, 2010 11:08 pm

Kul hakkı, geniş bir kavram. Kulun bedenine ve malına yapılan
tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî
hukuk olarak değerlendirilmeli.

Kulun maddî hukukuna en büyük
tecavüz, öldürme hâdisesi. İnsanın yaşama hakkına son verme, onun bu
kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atma, kulu, Rabbine
ibadetten alıkoyma, İlâhî eserleri tefekkürden, rahmanî nimetlere
şükürden menetme cinayeti. Allah’ı tesbih eden yetmiş trilyona yakın
hücrenin bütün bu tespihlerini bir kurşunla delip geçme, yahut bir
bıçakla kesip atma ihaneti.

Fıkıh âlimlerimiz katlin üç yerde câiz olduğunu söylerler.

- İmandan sonra küfre girme
- evli olduğu halde zina etme
- haksız yere bir insanın kanına girme.

Bunlar dışında insanın hayatına son verilemiyor.

<blockquote>“Kim bir nefsi, kısas yahut yeryüzünde fesat çıkarma sebeplerinin biri olmaksızın öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir.”
(Mâide Sûresi, 32)</blockquote>

mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri sadedinde Üstad Bediüzzaman Hazretleri, şu enteresan beyanda bulunur:

<blockquote>“Bir
mâsumun hayatı, kanı, hatta umum beşer için de olsa heder olmaz. İkisi
nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de birdir
.”
( Sünuhat)</blockquote>

Yâni,
Allah’ın sonsuz kudretine nazaran bir insan yaratmakla bütün insanları
yaratmak arasında fark olmadığı gibi, Onun sonsuz rahmet ve adaleti
noktasında da bir insanın katli ile, bütün insanların katli arasında
fark yoktur.

İnsanoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını
çiğnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor. “Ben
Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına hedef olurum.” diye
düşünemiyor. Bunun içindir ki, kendisine İlâhî ikazlar geliyor.

Bu rahmanî ikazlara tercüman olma sadedinde Allah Resulü de (asm.) ümmetini defalarca ve değişik şekillerde ikaz etmiştir.

Sadece üç misâl:

<blockquote>“Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur.”
(Buharî, Müslim)

Ümmetimden
müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada
sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine
kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar
bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır
kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır
.”
(Müslim)

Kaçmayarak,
yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun
halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur.
Bunu bana Cibril söyledi
.”
(Müslim) </blockquote>

Bu son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul hakkını kaldırmıyor.

Allah
yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle
birlikte, kullara olan borçlarından kurtulamıyor. Zira kul hakkının
affını Cenâb-ı Hak kula bırakmış. Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir
müminin de geçmiş günahları affolunuyor, ama kul hakkı bu affa da
girmiyor.

<blockquote>“Tövbekâr olanlar hakkında hukukullah dâvâsı takip edilmez. Ancak hukuk-u şahsiye dâvâsı kalır.”
( Hak Dini Kur’an Dili) </blockquote>

Meselâ, gıybet eden bir insan gıybet ettiği kimseden helâllik almadıkça bu günahın cezasından kendini kurtaramaz.

Kur’an-ı
Hakîm’de, ilk bakışta kul hakkı gibi görünen ve kullar arasındaki
adalet esaslarını tespit eden birçok âyetlerden sonra, “İşte bu Allah’ın hudududur, onu tecavüz etmeyin.”
mealinde İlâhî ikazlar gelir. Demek ki, kul hakkını çiğnemek, Allah’ın
hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor. Artık böyle bir cinayeti
işleyen insan kime iltica edecek, kimden yardım dileyecektir?

İnsan, Allah’ın kulu olduğundan onun hukukuna riayetsizlik de İlâhî azabı netice veriyor ve bu noktada hukuklar birleşiyor.

Kendi
parmağımızı niçin kesemez, hayatımıza neden kastedemeyiz? Çünkü, ne
beden bizim, ne de ruh. Haneyi harap etmeye de hakkımız yok, misafiri
oradan çıkarmaya da. Yaparsak ne olur? Allah’ın mahlûkatında Onun
rızası dışında tasarrufa kalkışmış oluruz. Bu ise hem hukukullah’a
karşı bir isyan, hem de kul hakkını ihlâldir. Demek ki aynı fiil ile
iki hukuka birden tecavüz ediliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kul hakkı nedir?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Evvabin namazı nedir, nasıl kılınır?
» Yivsiz Silahlar Hakkında
» İ.Hakkı hazretleri Marifetname 2
» Yoqa Nedir ?
» Backstreet Boys Hakkında Pek Bilinmeyenler...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Tüm Dersler :: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi-
Buraya geçin: